İçeriğe geç

Bakara suresi 255 ayet te verilmek istenen mesaj nedir ?

Kayseri’de Soğuk Bir Akşam ve İçimdeki Sessiz Çöküş

Kayseri’nin kışı başka olur derlerdi, gerçekten de öyleydi. Akşam erkenden çöken karanlık, sokak lambalarının altında bile içe işleyen bir soğuk bırakırdı. O gün de öyle bir gündü. 25 yaşındaydım. Üniversiteden yeni mezun olmuş, ne yapacağını tam olarak bilemeyen, cebinde umutla hayal kırıklığı arasında sıkışmış bir genç yetişkin.

O gün defterime tek bir cümle yazmıştım: “İçim sanki sürekli eksiliyor.”

Çünkü gerçekten öyle hissediyordum. İş başvurularından dönüş gelmiyor, gelenler de ya sessiz bir reddediş ya da belirsiz bir bekleyiş oluyordu. İnsan bir süre sonra sadece dışarıdan değil, içeriden de yoruluyor. Ben de öyleydim. En çok da gece olunca düşünceler ağırlaşıyordu.

Tam o gün, hayatımda küçük ama yön değiştirici bir şey oldu.

Bir Cami Avlusunda Başlayan Düşünce

Akşam yürüyüşe çıkmıştım. Kayseri’nin eski mahallelerinden birinde, dar sokakların arasında yürürken bir caminin avlusunda durdum. İçeride ışıklar yanıyordu. İnsanlar giriyor çıkıyordu ama kimse kimseye fazla bakmıyordu. Sanki herkes kendi iç dünyasına çekilmiş gibiydi.

O an içimde garip bir sıkışma oldu. Sanki her şey çok büyük, ben ise çok küçüktüm.

Caminin kapısından içeri girmedim hemen. Bir süre dışarıda durdum. Nefesim buğulu havada dağılıyordu. O an içimden tek bir şey geçiyordu: “Ben bu hayatın neresindeyim?”

İşte tam o anda bir ses, bir okuma başladı içeriden. Hafif, ritmik ve sakin. Sonradan bunun Bakara suresi 255. ayet olduğunu öğrenecektim.

Bakara Suresi 255. Ayet ve İçimde Açılan Kapı

O sesin içinde geçen anlamı o an tam bilmiyordum ama bazı cümleler kalbime çarpıp duruyordu.

“Allah… O’ndan başka ilah yoktur…”

Bu cümle, sanki yıllardır taşıdığım bütün dağınıklığın ortasına bir düzen koyar gibi içime oturdu. Çünkü ben o zamana kadar her şeyi kontrol etmeye çalışıyordum. İşimi, geleceğimi, ne olacağımı, hatta insanların beni nasıl gördüğünü bile.

Ama o ayetin mesajı çok daha farklıydı. Çok daha derin bir yerden konuşuyordu: Her şeyin kontrolü bende değil.

İçimde bir anlık direnç hissettim. “Nasıl yani, ben hiçbir şeyi kontrol etmiyorsam ne anlamı var?” dedim kendi kendime. Ama sonra devam eden cümleler o direnci yavaş yavaş eritmeye başladı.

“Onu ne uyuklama tutar ne de uyku…”

O an şunu düşündüm: Demek ki beni unutan bir düzen yok. Dağılsam bile fark eden bir bilinç var.

Gece, Defter ve Çöken Yorgunluk

Eve döndüğümde defterimi açtım. Elim yazmak istiyordu ama zihnim doluydu. O gün sadece Bakara suresi 255. ayet hakkında düşündüm.

“Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur…”

Bu cümle bana ilk kez şu duyguyu hissettirdi: Sahipsiz değilim. Ama o an bu düşünce romantik bir teselli gibi değil, daha çok ağır bir gerçek gibi geldi. Sanki hayatımda ilk kez yalnız olmadığımı değil, yanlış yalnızlık algısıyla yaşadığımı fark ediyordum.

Deftere şunu yazmışım:

“Bütün yükü ben taşıyamamışım. Zaten taşımak zorunda da değilmişim.”

O gece uyumadan önce uzun süre tavanı izledim. İçimde garip bir şey vardı. Ne tamamen umut, ne tamamen huzur… ama ikisinin arasında yeni bir yer.

Ertesi Gün: Hayat Aynıydı Ama Ben Değil

Sabah uyandığımda hayat değişmemişti. Yine iş yoktu, yine belirsizlik vardı. Ama içimde küçük bir fark oluşmuştu. Sanki görünmeyen bir el, içimdeki gürültüyü biraz kısmıştı.

Bakara suresi 255. ayetin verdiği mesajı o gün daha net anlamaya başladım. Bu bir “her şey güzel olacak” cümlesi değildi. Daha derin bir şeydi: “Her şey zaten kontrol altında.”

Bu düşünce ilk başta korkutucuydu. Çünkü kontrolü bırakmak, insanın kendi zayıflığıyla yüzleşmesi demekti. Ama aynı zamanda rahatlatıcıydı. Çünkü her şeyi tek başına taşımak zorunda olmadığını hatırlatıyordu.

Bir İş Görüşmesi ve İçimdeki Sessiz Güç

Birkaç gün sonra bir iş görüşmesine çağrıldım. Heyecanlıydım ama aynı zamanda eskisi gibi panik değildim. Bekleme salonunda otururken kalbim hızlı atıyordu ama zihnim daha sakindi.

O an içimden Bakara suresi 255. ayetin anlamı geçti. Özellikle “O, diridir ve her şeyi ayakta tutandır” kısmı.

Kendi kendime şunu söyledim: “Ben sadece elimden geleni yaparım, gerisi benim alanım değil.”

Bu cümle garip bir şekilde beni rahatlatmıştı. Görüşme bittiğinde sonucu bilmiyordum ama içimde ilk kez “ya olmazsa mahvolurum” hissi yoktu.

Kayseri’nin Sokaklarında Değişen Bakışım

O gün yürüyerek eve döndüm. Kayseri’nin soğuk rüzgârı yine yüzüme vuruyordu ama artık aynı değildi. Sanki dış dünya değişmemişti ama ben onunla kurduğum ilişkiyi değiştirmiştim.

Bakara suresi 255. ayet bana sadece bir metin gibi değil, bir hatırlatma gibi gelmeye başlamıştı. Sürekli unutulan bir şeyi tekrar hatırlatan bir ses gibi: İnsan her şeyi taşıyamaz, ama her şey zaten başıboş da değildir.

Bu düşünce, içimdeki kaygının şeklini değiştirdi. Kaygı tamamen yok olmadı ama artık beni boğan bir şey değildi. Daha çok dalga gibi gelip geçen bir his haline geldi.

Bir Hastane Koridorunda Gerçek Anlam

Bir süre sonra aileden birini hastaneye götürdük. Koridorlarda beklerken zaman yavaşladı. O an insanın elinden hiçbir şey gelmediği bir yer gibi hissettim orayı.

Tam orada, içimde eski ben olsaydı panik yapardı. Ama bu kez sadece oturdum ve düşündüm.

Bakara suresi 255. ayetin en sert ama en gerçek kısmı orada zihnimde yankılandı: “O’nun izni olmadan katında şefaat fayda vermez…”

Bu bana şunu hissettirdi: Her şeyin bir sınırı var. Benim kontrolümün de, korkumun da, endişemin de.

İlk kez çaresizlik hissi beni yıkmadı. Sadece insan olmanın bir parçası gibi geldi.

İçimde Büyüyen Sessiz Güven

Zaman geçtikçe şunu fark ettim: Bakara suresi 255. ayet benim için sadece okunan bir metin değil, bir bakış açısı olmuştu.

Artık hayatı tamamen çözmeye çalışmıyordum. Her soruya cevap bulmak zorunda hissetmiyordum. En önemlisi, her şeyi tek başıma taşıma zorunluluğundan yavaş yavaş çıkıyordum.

Bu kolay olmadı. Bazen yine eski kaygılar geri geldi. Bazen yine “ya olmazsa” korkusu içimi sardı. Ama artık o korkuların yanında başka bir ses de vardı.

Daha sakin, daha derin bir ses:

“Her şey zaten görülüyor.”

Sonunda Değil, Devamında Gizli Olan

Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu net görüyorum: Bakara suresi 255. ayet bana bir çözüm sunmadı, bir yön verdi.

Hayatımı düzeltmedi, ama hayatla ilişkimi değiştirdi.

Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken artık içimde tek bir düşünce var: Yalnız değilim ama her şeyi ben yönetmek zorunda da değilim.

Ve belki de en önemlisi şu: İnsan bazen en büyük huzuru, kontrolü bırakmayı öğrendiğinde buluyor.

Umarız “Bakara suresi 255 ayet te verilmek istenen mesaj nedir” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Newmacy ailesiyle kalmaya devam edin!

Önerdiğimiz İçerik: Aşırı sıcak neden öldürür ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://bilmengerek.net https://extremmutfak.com.tr https://tematgozlem.com.tr Sitemap
piabella güncel giriş