Bir Şeyi Birine Haram Etmek Ne Demek? Geleceğin Ahlaki Kodlarını Yeniden Düşünmek Bazı kavramlar vardır ki, çağlar geçse de anlamını korur ama algısı değişir. “Bir şeyi birine haram etmek” de onlardan biri. Bugün bu kavramı sadece dinî bir yasak olarak değil, geleceğin insan ilişkilerinde, toplumsal düzeninde ve dijital etik anlayışında nasıl bir yere sahip olacağını konuşmak istiyorum. Çünkü “haram” kelimesi sadece geçmişin değil, geleceğin de vicdan kodlarından biridir. Haram Etmek: Yasak mı, Sınır mı, Değer mi? Bir şeyi birine “haram etmek”, genellikle bir insanın bir başkasına hakkını, sevgisini ya da bir nimeti bilinçli olarak esirgemesi anlamına gelir. Dini açıdan bu,…
2 YorumKategori: Makaleler
Geyşa Olmak Ne Demek? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimeler, sadece anlam taşımakla kalmaz; aynı zamanda dünyayı şekillendiren, kimlikleri inşa eden ve toplumsal yapıları dönüştüren güçlü araçlardır. Edebiyat, insan ruhunun derinliklerine inerek bu kelimeleri, sembolleri ve anlatıları kullanarak evrensel temaları keşfeder. Geyşa olmak, sadece bir meslek değil, bir kimlik, bir dönüşüm, bir toplumsal rolü yüklenmektir. Peki, edebiyatın bakış açısıyla, “geyşa olmak” ne anlama gelir? Geyşa kimliği, edebi metinlerde nasıl şekillenir, hangi temalarla beslenir ve bu kimlik ne tür bir hikaye anlatır? Bu yazıda, edebiyatın gücüyle, geyşa olmanın sadece bir dış görünüş meselesi olmadığını, aynı zamanda derin bir içsel yolculuk, bir kimlik…
2 YorumHavacı Piyade Er Ne Yapar? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Farklı kültürlere, toplumlara ve hatta bireysel hikâyelere dokunarak bir konuya yaklaşmak bana hep ilginç gelmiştir. Çünkü her kavram, her meslek ya da her görev; içinde bulunduğu bağlama göre bambaşka anlamlar taşır. “Havacı piyade er ne yapar?” sorusu da tam olarak böyle bir sorudur. Yalnızca askerî bir tanım değildir; küresel ölçekte farklı orduların deneyimleri, yerel düzeyde ise toplumun asker algısı, gençlerin askerlikle kurduğu bağ ve ailelerin bu konudaki düşünceleriyle şekillenen çok katmanlı bir olgudur. Küresel Perspektifte Havacı Piyade Er Dünya genelinde havacı piyade er, hava kuvvetlerine bağlı ancak kara unsurlarını…
2 YorumGerilim Ölçü Birimi Nedir? Ekonominin Dinamiklerinde Bir İnceleme Ekonomi, kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin sonuçları üzerine kurulu bir disiplindir. Her birey, her şirket ve her devlet, bu sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanabilmek için sürekli olarak kararlar almak zorundadır. Bu kararlar, bazen büyük fırsatlar yaratırken, bazen de derin ekonomik gerilimler doğurur. Gerilim, ekonomik dünyada sadece krizlerin veya bunalımların bir sonucu değil, aynı zamanda piyasa dinamiklerinin ve bireysel kararların bir ürünüdür. Ekonomist olarak, gerilimin ölçülmesi ve yönetilmesi, yalnızca ekonomik büyüme veya refah düzeyleriyle ilgili değil, aynı zamanda toplumların gelecekteki yönelimleriyle de doğrudan ilişkilidir. Peki, ekonomide gerilim nedir ve nasıl ölçülür? Bu soruya…
2 YorumHamiyetperver Ne Demektir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Üzerinden Bir İnsanlık Tanımı Bazen bir kelime, toplumun vicdanını yeniden tanımlar. “Hamiyetperver” tam da böyle bir kelimedir. Bu yazıda sana sadece kelime anlamını değil, onun taşıdığı derin toplumsal, duygusal ve insani yükü anlatmak istiyorum. Çünkü hamiyetperverlik; cinsiyetin, kimliğin ya da konumun ötesinde, insan olmanın özüne dokunan bir değer. Hamiyetperver Ne Demektir? Türk Dil Kurumu’na göre hamiyetperver, “yardımsever, iyiliksever, insanlık duygusuyla hareket eden, başkalarının iyiliğini gözeten kişi” anlamına gelir. Kelime kökeni “hamiyet” (iyilikseverlik, insaniyet duygusu) ve “-perver” (seven, koruyan) ekinden gelir. Yani hamiyetperver kişi, insanı sevgiyle, adaletle ve vicdanla koruyandır. Ancak bu kelime,…
2 YorumCEO Maaşları: Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını anlamak, sadece fiziksel hareketler ve yüz ifadelerinden ibaret değildir. Davranışların kökeninde yatan duygular, düşünceler ve toplumsal yapılar, bir kişinin davranışını şekillendirir. Bir psikolog olarak, insanların verdikleri kararların ardında yatan psikolojik dinamikleri merak ediyorum. Özellikle, bir CEO’nun aldığı maaş ne kadar olmalı? Bu soru, yalnızca finansal bir mesele olmanın ötesine geçer. Psikolojik açıdan, bu durum, güç, değer ve toplumsal normların bir araya geldiği karmaşık bir denklemdir. CEO maaşları, sadece kişisel bir ödül değil, aynı zamanda bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji bağlamında birçok anlam taşır. Bilişsel Psikoloji: Değer Algısı ve Kendilik Bilişsel psikoloji, insanların…
2 YorumAvukatın Yokluğunda Karar Verilir Mi? Öğrenme ve Adaletin Pedagojik Perspektifi Bir eğitimci olarak, her bir öğrencinin öğrenme sürecinin yalnızca bilgi edinmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kendilerini ve dünyayı anlama şekillerini dönüştüren bir deneyim olduğunu sıkça düşünürüm. Öğrenme, sadece öğretmenlerin öğrencilere bilgi aktarmasıyla sınırlı kalmaz; bir toplumun en temel yapılarından biri olan adaletin de bir öğrenme süreci olduğunu kabul ederim. Bir öğrencinin eğitim hayatındaki deneyimi, toplumdaki yerini ve hukuk sistemini nasıl algılayacağını derinden etkiler. Peki, bir adalet sisteminde, özellikle mahkemelerde, bir taraf avukatının yokluğunda karar verilebilir mi? Bu soru, öğrenme ve pedagojik yaklaşımlarımızla nasıl örtüşebilir? Cevapları, bireysel haklar, toplumdaki güç ilişkileri…
2 YorumBalık Buğulamaya Su Konur mu? Gelenekten Bilime Lezzetli Bir Yolculuk Bir kış akşamı, mutfakta balık buğulama hazırlarken komşunun sesi mutfak penceresinden yankılandı: “Kızım, balık buğulamaya su koymayı unutma!” İşte o an durdum. Gerçekten su koymalı mıydım? Annem “balık kendi suyunu salar” derdi, ama bazı tariflerde bardak bardak su döküldüğünü görmüştüm. Bu küçük mutfak ikilemi aslında yıllardır süren bir tartışmanın parçasıydı: Balık buğulamaya su konur mu? Hadi gelin, hem geleneksel deneyimlere hem de bilimsel verilere dayanarak bu sorunun derinlerine inelim. Buğulama Nedir? Klasik Tanım ve Bilimsel Temel Buğulama, aslında “düşük ısıda, nemli bir ortamda pişirme” yöntemidir. Yani mantığı basit: yiyeceğin kendi…
2 YorumHalk Edebiyatı Kendi İçinde Kaç Başlığa Ayrılır? Halk Edebiyatı: Toplumun Kalbinin Atışı Halk edebiyatı, insanın duygularını, hayallerini, dertlerini ve sevinçlerini bir araya getiren, kelimelerle örülmüş bir geleneğin yansımasıdır. Belki de en özel yanlarından biri, doğrudan halkın içinden gelen sesleri, bu sesi yaşamın her alanında duyabilmemizi sağlamasıdır. Bugün, halk edebiyatının ayrıntılarına inerek, bu geniş ve derin kültürün bölümlerini keşfedeceğiz. Hazırsanız, toplumu birleştiren, derin anlamlar taşıyan bir yolculuğa çıkalım! Halk Edebiyatı Nedir? Halk edebiyatı, bir toplumun halkı tarafından yaratılan, genellikle sözlü olarak aktarılan ve bir kuşaktan diğerine geçen edebiyat ürünlerinin tümüdür. İnsanların günlük yaşamlarından, geleneklerinden ve inançlarından beslenir. Herkesin rahatça ulaşabileceği bir…
2 YorumOsmanlı Padişahını Koruyan Askerler: Tarihin Sessiz Kahramanları Bazen bir hikâye anlatmak ister insan. Hani kalbinin derinliklerinde sakladığı, tarihin tozlu sayfalarından gelen bir fısıltıyı paylaşmak gibi. Ben de bugün sizlere, Osmanlı sarayının ihtişamlı duvarları ardında, padişahın güvenliği için canlarını ortaya koyan askerleri anlatmak istiyorum. Ama yalnızca kuru bir bilgi değil; bir hikâyenin içinden, bir dost sohbetinin sıcaklığıyla. Sarayın Kapısında Başlayan Hikâye Büyükçe bir avlunun sessizliğini bozan tek ses, devasa kapının menteşelerinin gıcırtısıydı. İçeriye giren misafirlerin bakışları, hemen kapının iki yanında dimdik duran askerlere kayardı. Onlar yalnızca birer asker değildi; padişahın gölgesi, Osmanlı’nın namusu, devletin sarsılmaz bekçileriydiler. Bu askerlerin adı Yeniçerilerdi. Yeniçeri…
2 Yorum