Vahyin Kesilmesi Hangi Yıl Oldu?
Düşünsenize, bir gün sabah kahvenizi içerken biri gelip size şöyle dese: “Vahyin kesildiği yılı biliyor musun?” Muhtemelen önce bir “bu sabah kahveme ne kattınız?” der, sonra “vahyinin kesildiği yılı ne alaka?” diye içimden geçiririm. Ama işin aslına bakacak olursak, bu sorunun cevabı aslında bir dönüm noktası, hem dini hem de tarihi açıdan. Hadi gelin, biraz kafa karıştıran ama bir o kadar da öğretici olan bu soruyu mizahi bir bakış açısıyla ele alalım: Vahyin kesilmesi hangi yıl oldu?
Vahyin Kesilmesi Nedir?
Şimdi durup biraz kafanızı karıştırmadan açıklama yapalım. Vahyin kesilmesi, aslında İslam’a göre, son peygamber Hz. Muhammed’e gelen vahyin, belirli bir noktada sona erdiği anlamına gelir. Bu olay, İslam inancına göre, peygamberlik görevini tamamlayan Hz. Muhammed’in hayatının sonlarına yakın bir tarihte gerçekleşir. Yani, peygamberlik sıfatı son bulur ve bundan sonra herhangi bir yeni vahiy beklenmez.
Yani kısaca, artık kimse “bu sabah yeni bir vahiy geldi” diyemez. Şimdi bu konuda ciddi bir açıklama yapayım derken, insanın kafası karışıyor. Hani “bu kadar önemli bir olay için bir patlama yapmalı” derken, lafı uzatmak istemem ama durun, önemli olan yıl.
Vahyin Kesildiği Yıl: 632
Evet, işte geldik en önemli noktaya: Vahyin kesilmesi hangi yıl oldu? Bu sorunun cevabı, 632 yılı. Yani, Hz. Muhammed’in vefat ettiği yıl. Vahiy, o yıl sona erdi ve İslam’ın kutsal kitaplarından Kuran, tamamlanmış oldu. Artık kimse peygamberlik görevini üstlenmedi ve “Yeni vahiy var mı?” gibi bir soru, gereksiz bir soru haline geldi.
Hadi bunu bir kahve molasında anlatayım dedim. Mesela, şöyle diyelim:
Kahveci Ahmet: “Abi, ne diyorsun ya, vahyin kesildiği yıl ne zaman?”
Ben: “632 yılı, Ahmet. Hem de sonradan konuşulmaya başlanacak bir mesele değil. Herkes kendi işine bakacak.”
Kahveci Ahmet: “Ama o yılın etkisi hala var, değil mi?”
Ben: “Tabii, var. Mesela hala ‘Vahiy kesildi’ diye bir şey duyunca, derin derin düşünüyoruz.”
Biraz böyle ruhsal bir derinlik katıyoruz, değil mi? O kadar zaman geçti, ama bu olay hala gündemde. Gerçekten işin içine girdiğinizde, tarihsel olayların etkisi ne kadar büyük olursa olsun, bazen insanlar bir kahve eşliğinde ne kadar da derin sorgulamalar yapabiliyor.
Vahyin Kesilmesinin Günlük Hayattaki Yeri
İzmir sokaklarında gezdiğimizde, karşımıza çıkan bazen komik bazen dramatik sahneler de var. Şimdi düşünün, bir gün sokakta biri bağırarak “Ey insanlar! Peygamberlik sırası bitti, bundan sonra kimseye vahiy gelmez!” dese, hepimiz şaşkın şaşkın bakardık, değil mi? Tabii ki buna kimse inanmazdı. Ama aslında, 632 yılı ne kadar da anlamlı bir yıl olsa da, biz bugün hala bu tarihi hatırlıyoruz.
Mesela geçen gün, toplu taşımada bir arkadaşım “Bu sabah yeni vahiy geldi mi?” diye şaka yapıyordu. Evet, şaka yapıyordu ama bu şaka bile aslında bu tarihsel olayın bizim için ne kadar köklü bir yer tuttuğunu gösteriyor. İnsanlar, tarih boyunca kendilerine bir rehber, bir ışık aramışlar ve işte tam bu noktada, vahyin sona erdiği yıl bir dönüm noktası olmuş.
Ama hâlâ bir şey var, hepimiz hayatı boyunca bir şekilde “yeni bir vahiy gelsin” diye bazen içten içe düşünmedik mi? Hani, şu an Allah’tan gelen direkt bir mesaj gelse ve her şey çok daha net olsa. Bunu hepimiz düşlemişizdir. Neyse ki, Kuran’da zaten her şey var, sadece anlamak gerek.
İç Ses: “Ama 632 Yılında Ne Oldu?”
Bir de iç sesimiz var tabii: “632 yılından sonra ne oldu?” diye soruyoruz. Kuran tamamlanmış olsa da, bu tarihin ardından gelen yıllarda farklı mezhepler, farklı bakış açıları oluştu. Yani, 632 yılı sadece İslam için değil, dünya tarihi için de büyük bir dönüm noktasıydı. Ama iç sesime her zaman diyorum ki: “Merak etme, her şeyin cevabı Kuran’da yazıyor.” Tabii, biraz fazla mı rahatım, bilemiyorum.
Sonuç: Vahyin Kesilmesi Hangi Yıl Oldu?
Sonuç olarak, Vahyin kesildiği yıl 632 yılıdır. Yani, İslam’ın son peygamberi Hz. Muhammed’in vefat ettiği yıl, aynı zamanda vahyin sonlandığı yıldır. 632 yılı, İslam inancında bir dönüm noktası olduğu gibi, dünya tarihi için de önemli bir kilometre taşıdır. Ama gelin görün ki, sokakta birinin size bu soruyu sorması, her şeyin bir anda daha derinleşmesine yol açabiliyor. Tabii ki, bizler için bu tarihi olay belki daha önce duyduğumuz bir şey olsa da, düşünmeye başladıkça farkına varıyoruz ki; bazen tarih bile, hayatımıza etki etmeye devam ediyor.